En sıcak konularda son dakika haber güncellemeleri NewsHub’dan alın. Hemen yükleyin.

Ünlü onkolog Yavuz Dizdar'dan Türkiye'deki kanser teşhisleri için korkutan açıklama!

04 Aralık 2018 Salı 04:33
12 0
Ünlü onkolog Yavuz Dizdar'dan Türkiye'deki kanser teşhisleri için korkutan açıklama!

Onkolog Doktor Yavuz Dizdar, 'Bugün kanser denen vakaların büyük bir bölümü taramayla saptanıp hastalık konumuna sokuluyor, oysa ortada hastalık yok. Sistem, hastaneleri doldurmak için hasta pompalıyor' dedi.

Yaptığı açıklamalarla sık sık gündem olan Dr. Yavuz Dizdar, Sözcü'den Nazan Doğaner Halıcı'ya konuştu. Kanser teşhislerine dair açıklamalarda bulunan Dizdar, "Beslenme değiştiğinde vücut da değişir, bunu bir saksının toprağının değişmemesi durumunda bile gözleyebilirsiniz, bitki uzar, ama yaprak vermez, cılızlaşır. Tonlarca kimyasal kullanıp yapay yollarla çoğalttıklarınızı, binlerce ucuz market açıp bedava fiyata verdiğinizde ister istemez görülen hastalıklar da farklılaşacaktır" dedi.

Bugün kanser denen vakaların büyük bir bölümü taramayla saptanıp hastalık konumuna sokuluyor, oysa ortada hastalık falan yok… Sistem hastaneleri doldurmak için hasta pompalıyor. Patolog birtakım olguların mikroskopta kansere benzediğini düşünüp, kanser diyor. Halbuki hastaya bakıyorsunuz; iştahı yerinde, kilo kaybı yok, hiçbir şeyi yok ama vücudunda bir şey çıkmış ya da bir şey genellikle çıkmamış ama biz tarayıp saptamışız. Artan tiroit kanserleri bunun bir örneği, prostat belli yaştan sonra standart hale geliyor.

Dizdar, insanların çalışma hayatına atıldığında kendilerine çocukluğunda benimsetilmeye çalışılan genel ilkeleri de unuttuğunu söyledi.

Ben genel olarak bu mesajın hatırlanmasını istiyorum, işte o zaman konu vicdana geliyor… Vicdan aslında herkeste bulunan, ama sesi pek duyulmayan, ışıltısı görülmeyen bir kavram… Günümüzde artık iyice vahşileşmiş olan üretim, pazarlama modellerinden tutun, haksız kazanca dair ne varsa vicdanın unutulmasından kaynaklandığını görüyorsunuz. Bu hastalığa en çabuk tutulan ya da işleri gereği en çok dikkati çekenler de ister istemez doktorlar oluyor, "beyaz ilk önce kirleniyor". Bu durumda hastalık, buna tutulan ya da potansiyel hasta olan herkes ticari faaliyetin bir parçası haline geliyor. İnanın bunun ürün miktarının suni yollarla artırılmasından bir farkı yok. Doktor hastayı kazanç, hasta da doktoru onu örselemeye hazır bir sistemin parçası olarak algılamaya başlıyor. O nedenle eleştirinin temelini kendi alnımın yozlaşmasına, yani tıp ticareti üzerine kuruyorum. Özetle doktorların hepsi olmasa da önemli bir bölümü vicdanlarını kaybetmiş. Onlara bunu hatırlatmak gerekiyordu.

Kaynak: mynet.com

Sosyal ağlarda paylaş:

Yorumlar - 0