Hangi belirtiler hangi sorunun işareti?

26 Kasım 2013 Salı 10:20

33 0

Hangi belirtiler hangi sorunun işareti?

Vücudumuz her belirtisiyle bize, “Uyarılarımı ciddiye al ve zaman geçirmeden bir uzmana başvur” diyor.

Dikkate alınmayan belirtiler bazen umulmadık şekilde büyüyerek sağlığımızı tehdit etme noktasına gelebiliyor. Yeditepe Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, yazı dizimizin ikinci bölümünde de hangi belirtilerin hangi sağlık sorunlarının işareti olabileceği hakkında bilgi vermeyi sürdürüyor. Küçücük sorunların içinden çıkılmaz sağlık problemlerine dönüşebileceğini unutmamak ve ihmalci olmamak gerekiyor.

İşte bazı belirtilerin işaret edebileceği hastalıklar:

ANİ KİLO KAYBI (Yeme düzeninde değişiklik olmamasına rağmen)

İştah normal ise kontrolsüz şeker hastalığı ve tiroidin hızlı çalışması ile bağırsaklarda emilim bozukluğu düşünülmelidir. Kişide iştahsızlık da var ise akla; enfeksiyonlar, kanser, romatizmal ve bağışıklık sistemi hastalıklarının alevlenmesi gelmelidir.

MİDE YANMASI VE AĞRISI

Gastrit, ülser gibi hastalıklarda olur. Mide asidinin fazla olması ve mide duvarına zarar vermesi ile oluşur. Bazı ilaçların mide duvarında erozyon oluşturması durumunda normal asit miktarında da ğrı ve yanma olabilir. "Helikobakter pylori" adı verilen mide mikrobunun mide duvarınının korunma sistemlerini bozması da bu yakınmalara yol açabilir. Yemeğin hızlı ve fazla yenmesi yüzünden sindirim yükünün artması da mide ağrılarının oluşum nedenlerindendir. Bazı gıdalara karşı sindirim sistemi enzimlerinde doğuştan yetersizlik olabilir. Bu gıdaların yenmesi durumunda mide ağrıları görülebilir. (Laktoz intoleransı)

AĞZA ACI SU GELMESİ

Yemek borusu ile mide arasındaki sibop sisteminin gevşek olması nedeniyle gelişen reflü hastalığında olur. Normalde mideden yemek borusuna geçmeyen asit yemek borusuna geçer, ağza kadar gelip yanma hissine yol açabilir. Göğüs orta bölgesinde de yanma olabilir. Bu soruna daha çok yemekten ve yattıktan sonra rastlanır.

YORGUN UYANMA

En önemli nedeni gece sağlıklı uyku uyumamaktır. Değişik nedenlerle vücudun biyolojik ritminin bozulması kaynaklı olup geceyi gece, gündüzü gündüz gibi yaşamamaktır. Uykuda kısa sureli solunum durması (uyku apnesi), huzursuz bacak sendromu olması, gece yatmadan önce yemek , Yatma saatine yakın fazla çay kahve içmek, kronik hastalıkların uygun tedavi edilmemesi nedeniyle oluşan bedensel rahatsızlıkların uyku kalitesini bozmasına sık rastlanır.

GÜN BOYU HALSİZ VE BİTKİN HİSSETME

Akut ve kronik enfeksiyonlar, kansızlık, tiroid hastalıkları, uygun tedavi edilmeyen şeker hastalığı, böbrek üstü bezi yetersizlikleri, vitamin eksiklikleri, bağışıklık sistemi hastalıkları, kasları ilgilendiren nörolojik hastalıklar ile kas romatizması gibi durumlarda olur. Ancak bu tip yorgunlukların ve tükenmişlik hissinin yüzde 50 nedeni duygu durum bozuklukları, açık ya da maskeli depresyondur.

AŞIRI TERLEME

Devamlı terleme varsa tiroidin hızlı çalışması akla gelir. Ayrıca brusella, tuberküloz, böbrek iltihabı, safra yolları iltihabı, abse, sepsis gibi enfeksiyon hastalıklarında, lenfoma , böbrek üstü bezinin orta kısmının fazla adrenalin salgılaması, kan şekerinin düşmesi, ter bezlerinin başka bir hastalık olmaksızın hızlı çalışması, menopoz, sıcak çarpması durumlarında da aşırı terlemeye rastlanabilir.

HİÇ TERLEMEME

Bölgesel ya da yaygın olarak ter bezlerinin çalışmaması ya da doğuştan ter bezlerinin olmamasıdır. Genellikle cildin doğuştan ya da kazanılmış bazı hastalıklarında olur. Bu kişiler kolaylıkla sıcak çarpmasına maruz kalabilir.

ÇARPINTI

Gerçekte kalbin dakika atım sayısı artmaksızın çarpıntı hissi olması genellikle duygu - durum bozukluklarına (panik atak, stres, endişe, kaygı) bağlıdır. Kalp hızının düzensiz olarak arttığı çarpıntı halleri kalbin ritim iletim sistemi ile ilgili hastalıklarında olur. Kalp hızının düzenli arttığı çarpıntı, kalp kastalıkları, tiroidin hızlı çalışması, kan şekeri düşmesi, adrenalin salınımının fazla olması, kansızlık, ateş, değişik nedenlere bağlı tansiyon düşmesi, aşırı kahve, nikotin, alkol tüketimi ve oksijen yetersizliğinde görülür.

NEFES ALMADA ZORLUK

Hava yollarını dışarıdan ya da içeriden daraltan patolojilerin olması, beyinden solunum dürtüsünün yetersizliği, göğüs kafesi ve kaslarının hastalığına bağlı olarak göğsün soluk alıp verme işini (pompa) yeterince yapamaması, hava keseciklerinin iltihap, ödem ile dolu olması (pnömoni, kalp yetmezliği), akciğer damarlarında tıkanıklık (akciğer embolisi), kansızlık.

GÜNLÜK RUTİN HAREKETLERİ YAPARKEN ZORLANMA (merdiven çıkma, işe yürüme vb)

Kansızlık, kas hastalıkları, eklem hastalıkları (romatizma, kireçlenme), kalp yetmezliği, solunum yetmezliği, ileri derece demans, beslenme yetersizliği, ileri evre böbrek ve karaciğer hastalığı , kaslara çalışma emrini götüren sinir sisteminin hastalıkları (felçler, periferik sinir sistemi hastalıkları)

BAYILMA

Kol ve bacaklarda kasılma ile birlikte olan bayılmalar sara hastalığında (epilepsi) olmaktadır. Yığılıp kalma şeklinde olan bayılmalar genellikle tansiyon düşmesine bağlı olur. Bunların dışında ileri derece kansızlık, kan şekeri düşmesi, beyin tümörleri, oksijensizlik, vücutta karbondioksit gazının birikmesi, beyinde dolaşım yetersizliği, beyin damarlarında tıkanma, beyin kanaması, tuz dengesi bozuklukları, kalpte ritim bozukluğu, beyin enfeksiyonu, kan dolaşımı enfeksiyonu, ileri derecede ateş, sıcak çarpması da bayılma nedenleri arasındadır.

KABIZLIK

Haftada 3 defa ya da daha az dışkılama olmasıdır. Karın ağrısı ve şişkinlikle birlikte olup, kilo kaybı, ateş, kanama, kansızlık gibi belirtilerin olmaması ve kolonoskopinin normal olması durumunda bağırsak sinirlerinin düzenli çalışmaması sorumlu tutulmaktadır. Bağırsakların içten ya da dıştan tıkanması ya da daralması ( tümör, polip, yapışıklık, bağırsak dönmesi) uzun bağırsak, tiroid tembelliği, potasyum eksiklikleri, bağırsak sinirlerinin felç olması, omurilik yaralanmaları, hareketsizlik, yetersiz sıvı ve lif alınması, bazı ilaçların yan etkisi (idrar söktürücüler, sakinleştirici ilaçlar, allerji ilaçları )bu soruna yol açabilir.

İSHAL

Günde üç defa veya daha fazla sulu dışkılama olması h01alidir. Bağırsak sinirlerinin düzensiz çalışması sonucunda huzursuz bağırsak sendromunun bir komponenti olabilir. Ateş, karın ağrısı, bulantı ve kusma ile birlikte oluyorsa akla genellikle bağırsak enfeksiyonları, gıda zehirlenmeleri gelmelidir. Tiroid bezinin hızlı çalışması, bazı hormonların bağırsaklardan fazla salgılanması, bağırsakların mikropsuz iltihabi hastalıkları, fazla antibiyotik kullanımına bağlı bağırsak florasının bozulması en sık görülen nedenlerdendir.

SABAHLARI MİDE BULANTISI VE ÖĞRÜME HİSSİ

Mide - bağırsak sistemindeki iltihaplar, safra kesesi hatalıkları (taş, safra çamuru, safra kesesi iltibabı) reflü hastalığı, karaciğer ve böbrek yoluyla vücuttan uzaklaştırıla toksik maddelerin atılamaması (üre, kreatinin, amonyak), kafa içinde basınç artışı yapan (tümör, iltihap) durumlar , bazen de organik bir neden olmadan ortaya çıkan psikolojik sorunlar bulantı ve öğürma yapabilir. Hamileliğin ilk dönemlerini de unutmamak gerekir.

DIŞKININ ÇOK KOYU RENK OLMASI

Eğer birey demir ilacı kullanmıyorsa akla mide kanaması gelmelidir.Midedeki kan proteinlerinin asit ile sindirilmesi ile bu renk oluşmaktadır. Katrana benzer ve pis kokuludur. Hemen kan sayımı ve dışkıda kan testi yapılıp doğrulanmalıdır.

ÇOK YEMEMEYE RAĞMEN AŞIRI GAZ VE ŞİŞKİNLİK

Genellikle bağırsak bakteri florasının bozulması sonucunda bu bakterilerin bağırsak içeriği ile temasa geçmesi ile metan gazının oluşmasıdır. Sindirim enzimlerinin yetersiz olması, bağırsak kasılmalarının az ve kuvvetsiz olması ile ilerletme fonksiyonunun yavaşlığı, anüste dışkılama kontrolü yapan kasların aşırı spazmı bu soruna yol açmaktadır.

ÇOK SUSAMA

Yetersiz sıvı alımı, kontrolsuz şeker hastalığına bağlı çok idrara çıkma sonucu sıvı açığı olması, böbreklerde suyu tutan ADH hormonunun yetersiz ya da etkisiz olması sonucu çok idrara çıkma sıvı açığı olması (şekersiz şeker hastalığı), beyindeki susama merkezinin dengesinin bozulması, uzun süren ateşli hastalık, tükrük bezlerinin az çalışması ile ağız kuruluğu gibi belirtiler gösterir.

ÇOK İDRARA ÇIKMA

Günde 3 litrenin üzerinde idrar çıkarılması durumudur. İdrar yolu enfeksiyonları, kontrolsuz şeker hastalığı, şekersiz şeker hastalığı, böbrek tüplerinin hastalıkları, prostat büyümesi, kalp yetmezliği, idrar kesesinin ve idrar kontrolü yapan kasların düzenli çalışmaması, idrar söktürücü ilaçların kullanılması, kalsiyum seviyesinin yüksekliği nedeniyle görülür.

ÇOK ACIKMA

Özellikle karbonhidrat içeriği fazla olan yemekler yendikten sonra normalden fazla insulin salgılanması meydana gelir. Bu nedenle kişide yarımla bir saat aradan sonra fazla salınan insuline bağlı kan şekeri düşmesi olur ve tekrar erken açlık hissi oluşur. Birey hemen tatlı yeme ihtiyacı hisseder ve kısır döngü bu şekilde devem eder. Kan şekeri düzeyinde tepeler ve vadiler olması çok acıkmanın en sık nedenidir.

BACAK VE AYAKLARDA KARINCALANMA HİSSİ

Bu yakınma sinir dokusuna zarar veren fıtık, sıkışma gibi durumlarda ve metabolik medenlere bağlı olarak görülebilir. Karıncalanma yakınması ayrıca özellikle toplardamarları ilgilendiren iç ya da dış varis durumlarında olabilir. Kan dolaşımını zorlaştıran, kan koyulaşmasına neden olan (sıvı noksanlığı, kanda hücre sayısının fazla olması şekerin ve kan yağlarının çok yüksek olması) durumlar ile vitamin noksanlıklarında da olabilir.

BACAKLARDA AĞRI

Kas, damar, kemik ve sinir dokusu kaynaklı olabilir. Tedavi yaklaşımları farklı olduğu için bunun ayırımını yapmak gerekir. Kas ağrıları; iltihaplanma, kası ilgilendiren yumuşak doku romatizmasında, bazı ilaçların kaslara zarar vermesi, enerji üretim sistemlerinde yetersizlik olması durumlarında olur. Kemik ağrıları özellikle D vitamin yetersizliği ile kemik erimesinde kemik tümörlerinde göeülür. Damar ağrıları özellikle atardamarlarda tıkanma olması durumunda meydana gelir. Yol yürüyünce ağrı nedeniyle durup dinlenme ihtiyacı olur. Bacaklar soğuk ve soluktur.

SOĞUK HAVADA ELLER VE AYAKLARDA MORARMA VE AĞRI OLMASI

Reyno hastalığında olur. Damarların duvarında bulunan ve çevre ısısına gore damarların daralması ve genişlemesini yöneten sinirlerin çalışma düzeninin bozulması söz konusudur. Sorun, bu sinirlerin doğrudan kendilerinin hasta olmasına bağlı olabileceği gibi kol ve bacaklardaki romatizma hastalıklarına da bağlı olabilir.

KÜREK KEMİĞİNE YANSIYAN TUTULMA VE AĞIRILAR

Safra kesesi, mide, pankreas gibi sindirim sistemi hastalıklarında kürek kemiği bölgesine yansıyan ağrılar olur. Bu duruma genellikle karın ağrısı, bulantı gibi yakınmalar eşlik eder. Omurganın sırt bölgesini tutan hastalıklarda (kemik erimesi, kireçlenme, metastaz, omurga arasındaki disk iltihabı, disk fıtığı, omurga romatizması), bazen akciğer hastalıkları ile kalp kastalıklarında da kürek bölgesine yansıyan ağrılar olabilir.

Kaynak: haberturk.com

Kategori sayfasına

Loading...